Hipnoz

“Hipnoz, Zihin-Beden Tıbbının En Güçlü Hali!”
Dr. John Butler:

Psikolojik ve duygusal sorunlardan, performans yönetimine, koçluk uygulamalarından sanat ve eğitim alanlarına kadar geniş bir çerçevede işlevsel olduğu açıklanan hipnozu öğretmek üzere İngiltere’den ülkemize gelmiş olan Dr. John Butler’la hipnoz ve eğitim ilişkisini konuştuk:

Hipnoz nedir? Uyutulmak anlamına mı gelmektedir?

  • Hipnoz bilinçaltı zihnine girdiğimiz, -ki o da duygunun zihnidir- zihnin koşullanmış halidir. Bunu yapmak için de bilinçli zihni, hakim olduğu egemen pozisyondan arka plana alırız. Hipnoz, uykuya dalmak değildir. Farkındalığımız son derece yüksektir. Bilinçli zihinle sağlayamadığımız değişimi, bilinçaltını harekete geçirerek sağlamak amaçlanmaktadır.

Hipnozun eğitim sistemi içinde yeri var mı?

  • Bence eğitim sisteminin bir parçası olmalı. Öğrenmeyi geliştirici büyük bir potansiyeli var. Öğrencileri çok rahatlatır ve çok iyi konsantre olabilirler. Öğrenmeyle ilgili kendine güvenleri artar ve daha etkili öğrenirler. Hafızalarını güçlendirmelerine ve sınav  performanslarını artırmalarına yardımcı olacaktır.

Son yıllarda Türkiye’de öğrenci koçluğu, NLP, hipnoz gibi teknikler öğretmenin etkililiğinin  önüne geçmeye başladı.  Bu durum başka ülkelerde de böyle mi?

  • Sanmıyorum. Öğretmenin rolü halen çok önemli. Öğretmen öğrenciye ilham vermeli. Öğrencinin tutkulu olması için öğretmenin de tutkulu olması lazım. Öğrenci için teknikleri bilmek önemli ama bir çoğu sadece yeterli bilgiyle motive olmuş hissetmiyorlar. Öğretmenin motive olması, öğrencinin öz disiplinini kazanması için de iyidir. Bu iki kişilik bir süreç. Bu yüzden öğretmenlerin hipnoz öğrenmesi gerekir. Hem daha iyi motive olur hem daha iyi öğretirler.

Bu, okul dışından verilecek bir hizmet mi olmalı, okulda mı uygulanmalı?

  • İdeal olarak eğitim sisteminin içinde olmalı ama şu anda dışardan olmak zorunda. İnsanlar hipnoz okullarından bu eğitimi alıp hayatlarına taşıyabiliyorlar.

İngiltere’de öğrencilerin sınıfta düşünme becerilerini geliştirmelerine yardımcı olacak dersler var mı?

  • Resmi akademik sistemde yok. Üniversite düzeyinde dışarıdan bu eğitimi alanlar olur ama o da performans artırma gibi, çok temel şeylerdir.

O halde hipnoz insanları uyutmuyor tam aksine uyandırıyor! Farkındalığın artmasına ve öğrencilerin kendilerini yeterli hissetmelerine yardımcı oluyor! Bu kadar yararlı bir teknik neden yaygın bir şekilde kullanılmıyor?

  • Birkaç sebebi var. Freud önceleri hipnozu reddetti, sonraları psikoterapinin içine alınması gerektiğini söyledi ama artık çok geçti. İnsanlar başka teknikler kullanmaya başlamıştı. Ama bu tekniklerin yetmediği görüldü ve günümüzde daha fazla sayıda insan psikoterapinin yanı sıra hipnoz öğreniyor. Ayrıca hipnozun etkileriyle ilgili bilimsel bir teori yok. Ancak günümüzde hipnozun anatomik ve fizyolojik etkilerini gösteren daha çok araştırma var. Hipnoz, zihin-beden tıbbının en güçlü halidir. Bir başka sorun, Hipnoz uygulamalarının tek bir okula bağlı olmaması, yeterliliklerle ilgili tek bir standardın olmaması,  yeterince profesyonel olmayan şarlatanlarca da uygulanmasıydı.

Bu duyarlılıkta bir hoca olarak bizlere eğitim vermeniz bizim için bir şans. Aileler ve öğretmenler için önerileriniz neler?

  • Hipnoterapi öğrenmek isteyen biri dikkatli olmalı. Standartları araştırmalı. Aileler de yardım almak istediklerinde iyi araştırsınlar, internetten çok bilgi alabilirler. Ama seçici olsunlar. Deneyimsiz birinden yardım alıyorsanız, zayıf teknikler öğrenecek olma ihtimaliniz yüksektir.

Türkiye’de uzman eğitimleri veriyorsunuz. Bu eğitimleri kimler alabilir? Ne kadar sürelidir?

  • Çoğunlukla tıp alanından, psikiyatriden ya da psikoterapi alanından uzmanlar eğitime geliyor. Bazı uygulamalar için farklı özellikteki insanlar da gelebilir; örneğin iş dünyasında etik çerçevede kendi performans amaçlarına ulaşmak için kullanmayı öğrenebilirler. Eğitim 200 saat, sınırlı uygulamalar ilk 50 saatte de öğrenilebiliyor.  Ama çerçevelerin birbirine karışması riski her zaman var. Bu tüm dünyada etik bir sorun.

Özenli yaklaşımınız ve emeğiniz için teşekkürler.

Özden Bilgin